...

Çevremiz,

PALAMUT BÜKÜ Tekne turuna katılanlar ya da yatlarıyla gelenlerin durmadan ve balık lokantalarına uğramadan geçemediği güzel bir koydur. Çıplak tepelerin yumuşak bir eğilimle denize kavuştuğu upuzun bir kumsal oluşturduğu kumsal boyunca ağaçlıklar içinde köy evlerinin pansiyonların ve yazlık evlerin sıralandığı limanda balıkçı tekneleriyle birlikte yatların demirlediği bir güzel yerdir. Palamutbükü 2 km uzunluğundaki kum ve çakıl karışımı kumsalında denize girebilirsiniz. Deniz çok temiz açığında bir küçük ada ve bir de tekne barınağı bulunuyor. Konaklamak için pansiyonlarda mevcuttur.

KNIDOS: Knidos M.Ö.4. yüzyılda ticari nedenlerle Tekir Burnu'na taşınır. Hippodamus planına göre kurulan şehirde birbirinden güzel tapınaklar, kutsal alanlar, tiyatrolar ve görkemli binalar yapılır. Çok sayıda bilim adamı ve sanatçı yetişir. Tarihin ikinci büyük ve önemli tıp okulu Knidos'ta açılır. Heykeltraş Praksiteles tarafından çıplak olarak yapılan güzellik ve aşk tanrıçası Afrodit Heykeli'nin güzelliği dillere destan olur. Sadece bu heykeli görmek için uzak diyarlardan Knidos'a ziyaretçi akını başlar.

ESKİ DATÇA: Datça'ya yolunuz düşerse Eski Datça'yı mutlaka görmelisiniz. Adının Eski Datça olduğuna bakmayın. Datça'nın üç mahallesinden en düzenlisi ve son yılların gözde mekanlarının yer aldığı yer aldığı bir yer burası. Eskiliği ilk yerleşim yeri ve yıkılmış eski binaların yoğunlukta olması. Şimdi o yıkıntılar tek tek ayağa kaldırılıyor ve el yakan paralarla satışa sunuluyor. En fazla iki katlı olan eski Datça evleri, bir sanat ürünü taş işçiliği ve begonvillerle süslü dar sokaklarla görsel bir zenginlik kazandırmış. Eski Datça kimliğini arayan kentlere adeta adres gösterir gibi bir mimarlık harikası. Eski Datça'nın bu görsel zenginliğinin yanı sıra ünlü şairimiz Can Yücel'in son yıllarını yaşadığı Eski Datça'ya turizm firmaları tur düzenlemeye başladı. Can Baba'nın yapıtlarının sergilendiği ve Yücel Ailesi'nin ziyaretlere açık tuttuğu 'Canevi'ni de mutlaka görmelisiniz. Datça'nın ilk kurulduğu yer burası. M.Ö.4.yüzyılda kurulan seramik atölyeleri, yapılan kazılar sırasında ortaya çıkarıldı. İskele mahallesi'nden 2,5 kilometre uzaklıktaki sarı sarı tabeladan döndüğünüzde kendinizi 'Eski Datça' mahallesinde bulacaksınız. Datça isminin 'Stadia' kelimesinden geldiği düşünülüyor. Eski, Datça'nın mimarisi tamamen yöreye uygun, tüm yapılar taş örgü, sokakları taş kaplama. Eski Datça Mahallesi yaşayanların koruduğu yerlerin nasıl güzelleştiğine tam bir örnek. Bir de alçak gönüllü bir sokağı var: Can Yücel Sokağı... Can Yücel'in evininde bulunduğu Eski Datça arkeologların da kazı merkezlerinden birisidir. Ancak Can Babanın mezarı bu mahallede değil, iskele Mezarlığı'nda bulunuyor. Eski Datça'nın bir diğer özelliği de yel değirmenleridir.

GEBEKUM: Datça'ya 4 km kala Yeldeğirmenlerine gelmeden önce perili köşk tabelasını gördüğünüz de sola 1 km lik toprak yola sapıyorsunuz. Yol sizi kumsala ulaştırıyor. Uzunluğu 7 km yi bulan kumsalı olan Gebekum denize girmek için çok uygun. Kumsal rüzgarın da etkisiyle kendisini çoğaltıyor ve yayılıyor. Karşısındaki adaya denizden yürüyerek ulaşmayı sağlayan bir de sığlık oluşmuş kumsal hareketleriyle.

ÇİFTLİK LİMANI: Datça İskelesi'nin yaklaşık 10 deniz mili doğu-kuzeydoğusunda Çiftlik limanı yer alır.Bu limanın doğusunda Adatepe Yarımadası güneydoğusunda ise Çiftlik Adası vardır.Buradaki tatil köyü limanın tanınmasına yardımcı olur.

YEL DEĞİRMENLERİ: Kızlan yöresinde, Marmaris yolu kenarında, gelip geçerken gördüğümüz, umudunu kesmiş, biraz yorgun ve biraz küs duran, kollarından kesip rüzgarlarından ettiğimiz yel değirmenleri. Bunlardan bir tanesini alan bir Datça severi restore etti ve gayette güzel oldu. Hayal ediyoruz; diğer değirmenleri de restore ediyoruz. Çevre ile uyumlu bir proje ile çevre düzenlemesi yapıyoruz. Kuyulardan su çekip yaptığımız göleti dolduruyoruz. Bahçeler oradan sulanıyor, parklar ortaya çıkıyor.

KARAKÖY: Yarımada'nın Gökova Körfezine bakan yegane köyü.Bodrum-Datça feribotu buraya yanaşıyor.Limanda hoş bir balıkçı lokantası var.İçerdeki köy içi hiç bozulmamış,seneler öncesini yaşıyorsunuz.

ÇEŞMEKÖY: Palamutbükü sahilinin asıl yerleşimi; taş evlerden oluşan hoş sokakları var. Çevresi bademlik ve zeytin ağaçları ile kaplı.

YAZIKÖY: Bir anlamda Knidos Köyü tarihi kalıntıları bu köyden başlıyor. Buradan her iki denize ve beş yunan adası manzarası harika.

YAKAKÖY: Datça'lıların yeni tercihi Yaka Köy, turizm ile terkedilmiş eski taş evler el değiştirerek restorasyon yapılıyor ve köy tekrar canlanıyor. Palamutbükü sahiline 5 km mesafede ki köyde taş evler görülmeye değer.

SINDI: Adını savaş zamanları asıl yerleşimlerini terkedenlerin sığınmak için kurmaları efsanesinden alan bu köy gerçekten tabelaları olmazsa saklanmış bir arazide eski dönem kaya mezarları ve mağaraları dikkat çekiyor. Palamutbükü’ne giderken sağ tarafta levha ile belirtiliyor.

KARGI KÖYÜ: Şehir merkezine 3 km uzaklıkta. Ulaşım Belediye otobüsleri ile ya da özel araçlarınız ile yapılmaktadır. Şehir merkezine çok yakın olmasına rağmen ne aşırı bir kalabalık ne de yoğun bir yapılaşma var. Denizin duru, yüzmeye çok uygun plajında iyi olduğunu söyleyelim.

REŞADİYE: Yarımadanın en eski merkezi olan ve en kalabalık köyü olan Reşadiye'deki Mehmet Ali Ağa Konağı'nın restorasyonu tamamlandı. Müze tabelası ise bir mimarın küçük taş heykellerini görmeyi kaçırmayın diyoruz.

KIZLAN KÖYÜ : MÖ.4.yy'da işletildikleri anlaşılan ve kazı çalışmaları süren Seramik Atölyeleri'ni Eski Datça ile Hızırşah köyü arasında görebilirsiniz.Yeldeğirmenlerini görmek için Datça'ya sekiz km'deki KızlanKöyü'ne gitmelisiniz.Yarımada’nında en çok rüzgar alan bölgesi burasıdır.

ILICA GÖLÜ: Denizle karanın birleştiği yere yerleşmiş.Eski ve akıllı ustaların şaşmaz tercihleri ile su değirmeni olarak yıllarca hizmet vermiş.Parlak,sıcak ve narin vede hassas gölümüz.Ilık suyun da su kaplumbağaları ile yüzebilirsiniz.Parasız masaj yapabilirsiniz şelalesinde.Kimileride Bizans havuzu derler ona bazı dertlere deva gelen şifalı suyunu yıllar ötesinden Akdeniz'e boşaltır durur.

BENCİK KÖYÜ: Bencik Koyu Kuruca Bükün 7,3 deniz mili doğusundadır.Burası yaklaşık 1.5 deniz mili karaya doğru girer ve DatçaYarımadasının en dar yerini meydana getirir.Fiyord tüm rüzgarlara kapalıdır.Koyun girişinde Dişlice adası bulunmaktadır.Bu ada dikkaya duvarları ile etkileyicidir.Koyun manzarası olağanüstü güzelliktedir.Bencik koyunun doğusu Datça'ya batısı Marmaris'e aittir.

DOMUZ ÇUKURU: Domuz bükü sessiz,sakin bir ortam arayıp kentin televizyon dahil kimi nimetlerini unutmak isteyenler için seçilecek bir tatil yeri.Karadan eşeklerle veya yürüyerek ulaşılıyor.Datça’dan bir saat kadar bir sürede tekne yolculuğu ile ulaşılabiliyor.Domuzbükü’nde denize girmek dinlenmek dışında küçük çevre turları da yapabilirsiniz.Geceleri hiçbir yerde göremeyeceğiniz kadar bol yıldızlı gökyüzü ve uzakta Sömbeki adasının ışıkları sizi oyalayacak tek şey.Kumsalda ateş yakıp özgürce sohbet edebilirsiniz.

EMECİK: Marmaris'ten Datça'ya gelmeden 20km. önce kurulu bu köy rivayete göre batan korsan gemilerinden sahile çıkan esirler tarafından kurulduğusöylenmekte. Bir kaç senedir sürekli Datça'da yaşamayı düşünen yazlıkçıların yeni gözdesi bu köydür.

HIZIRŞAH: M.Ö4.yy'dan kalan seramik atölyeleri ve selçuklu camisinin görülebileceği Hızırşah Köyü iskele mahallesine 5 km mesafededir.
====================================================================================
Günün Sözü: Gideceğiniz yeri bilmiyorsanız, vardığınız yerin önemi yoktur.

Anasayfa    Evlerimiz    Restoranımız    Foto Galeri    Çevremiz    Ulaşım    Ulaşım    İletişim    Rezervasyon
...
Adres    : Yakaköy, Palamut Bükü, No: 358, Posta Kodu: 48900, Datça, Muğla, Türkiye.
Telefon  :  +90 507 264 83 5 6 (Ayten Sinem Ayhan)
Anasayfa    Evlerimiz    Restoranımız    Foto Galeri    Çevremiz    Ulaşım    Ulaşım    İletişim    Rezervasyon